ERÇAKICA’NIN BRİFİNGİ

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, düzenlediği basın brifinginde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararı, Kıbrıs konusu, Elazığ’daki depremle ilgili açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Konuşmasında ilk olarak Elazığ’da meydana gelen depreme değinen Erçakıca, depremde hayatını kaybedenlere rahmet ve ailelerine başsağlığı diledi.

Kıbrıs sorunuyla ilgili müzakere sürecinin temposu düşük de olsa devam ettiğine işaret eden Erçakıca, iki liderin 16 mart Salı günü yeniden biraraya geleceğini anlattı.

İki liderin temsilcilerinin Perşembe günü 15.30’da Cuma günü de 10.00’da bir araya gelerek gündemdeki konuları görüşmeyi sürdüreceklerini ifade eden Erçakıca, müzakere sürecinin Ekonomi ve Avrupa Birliği başlıkları altında  yoğunlaştığını ancak yönetim ve güç paylaşımı başlığında da zaman zaman görüşmelerin yapıldığını söyledi.

Erçakıca, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın bir televizyon programına katılmak amacıyla İstanbul’a gittiğini de anımsatarak, Talat’ın yarın da Ankara’ya geçerek Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker ve su kaynaklarından da sorumlu bakan olan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’yla bir araya geleceğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı’nın Ankara’da Türkiye’deki modern Tarım uygulamaları ve Türkiye’den KKTC’ye su getirilmesiyle ilgili proje hakkında brifing alacağını belirten Hasan Erçakıca, ziyarette Cumhurbaşkanına Çiftçiler Birliği’nden Alican Kabakçı başkanlığında bir heyet ile Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Başkanı Ahmet Çağnan başkanlığındaki heyetlerin eşlik edeceğini söyledi.

Geçtiğimiz hafta içerisinde meydana gelen en önemli olayın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin  KKTC’deki Taşınmaz Mal Komisyonu’nu mülkiyet sorununun çözümünde etkili bir iç hukuk yolu olarak tanıyan kararı olduğunu ifade eden Erçakıca, kararın kişilerin mülkiyet sorununa yeni bir açılım ve boyut getirdiğine değindi.

Erçakıca, kararın Kıbrıs sorununun bir parçası olan mülkiyet sorununun çözümüne de olumlu katkılarda bulunacağına vurgu yaptı.

Kararla birlikte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin mülkiyet sorununda tazminat, Takas ve iade prensiplerini kabul etmiş olduğunu ifade eden Erçakıca, bunun Türk tarafının uzun zamandır savunduğu prensiplerin uluslararası hukuka uygunluğunu gösterdiğini vurguladı.

Mülkiyet sorununun Kıbrıs sorunundan bağımsız ele alınamayacağının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararında belirtildiğine de işaret eden Erçakıca, Kararda sorununun 35 yıldır devam ettiğinin de göz ardı edilemeyeceğinin vurgulandığına değindi.

Erçakıca, Kararın bireyler bakımından da önemli olduğunu, malları Kıbrıs sorunundan etkilenmiş olanların daha etkili ve açık bir şekilde Kuzey Kıbrıs ta ki Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvurma olanağına kavuştuklarını anımsattı.

Rum Hükümetinin Rum vatandaşlarının Taşınmaz Mal Komisyonuna başvurusunu engellemeye çalışmasının çelişkiler içerdiğini söyleyen Erçakıca, bu durumu şu sözlerle özetledi:

“Bu Rum tarafının içine düştüğü çelişkili durumun net göstergesidir. Müzakere sürecinde mülkiyet hakkının bireysel bir hak olduğunu ve çözümle ilişkilendirilemeyeceğini savunan Rum tarafı şimdi bireyleri komisyona başvurarak mülkiyet haklarını elde etme çabalarından vazgeçirmeye çalışıyor. Bunu da siyasi amaçlarla yapıyor. Rum tarafı umarım bu tutumunu bir kez daha gözden geçirir ve Rumların komisyona başvurmasını engellemekten vazgeçer ve müzakere sürecinde de mülkiyet sorununa da diğer sorunlar gibi kapsamlı çözümün bir parçası gibi çözüm bulmaya çalışır ”.

Erçakıca, Türk tarafının mülkiyet sorununun, bütünlüklü bir çözümün parçası olarak ele alınması ve çözümlenmesinin doğru olduğu görüşünde olmaya devam ettiğini kaydetti.

Kararın, Rum tarafını mülkiyet sorununa daha ciddiyetle ele alma olanağı sunduğunu da belirten Erçakıca, kararın Rum liderliğine müzakere masasındaki tutumlarını esneklikler getirmek için yeni olanaklar sunduğuna işaret etti.

Hasan Erçakıca, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın açıklamalarından yola çıkılarak Türkiye’de bir gazetede çıkan yazıyla ilgili bir soruyu yanıtlarken, bu yazının Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, aday olduğunu açıkladığı konuşmasında “Cumhurbaşkanı Sarı Çizmeli Mehmet Ağa değildir” ifadelerini Türkiye’ye yönelik kullandığından varsayımla yazıldığını belirtti.

Oysa Talat’ın ifadelerinin Türkiye’ye yönelik değil KKTC kamuoyunda “Cumhurbaşkanı Kim Olursa Olsun Farketmez” propagandası yapanlara yönelik sarfedildiğini ifade eden Erçakıca, bu nedenle Talat’ın sözlerinin Türkiye ile alakası bulunmadığını vurguladı.

Söz konusu yazının başlığının “Emir Kulu Değiliz” şeklinde olduğunu ancak bu sözün hiç bir şekilde Cumhurbaşkanına ait olmadığını söyleyen Erçakıca, Cumhurbaşkanının Türkiye hükümetiyle özellikle Kıbrıs konusunda işbirliği içerisinde çalıştığının sürekli olarak kanıtlandığını belirtti ve bu konuda örnekler verdi.

Erçakıca, gazetede yer alan haberi yadırgadığını ifade ederek, tüm basın mensuplarını tüm kişilere karşı daha sağduyulu davranmaya çağırdı.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın Ankara’da başka temasları olup olmayacağının sorulması üzerine de Hasan Erçakıca, Talat’ın Ankara ziyaretinin görüşmeler ayarlanmak suretiyle gerçekleştirilmediğini söyledi.

Talat’ın Ankara’daki temaslarının asıl hedefinin nitelikli tarıma geçişle ilgili temaslar yapmak olduğunu ifade eden Erçakıca, Cumhurbaşkanının ziyaretlerinin Türkiye yetkililerine duyrurulduğunu ve bu süreçte Türk yetkililerle görüşmeleri olabileceğini ancak planlanmış bir şey bulunmadığını anlattı.

Bir soru üzerine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının ardından Rum tarafının baskıcı metotlara başvurduğunu kaydeden Erçakıca, bunun sürdürebilir bir durum olamayacağını ve Rum tarafının içine düştüğü acizliğin bir göstergesi olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Talat’ın iç konulara olan ilgisiyle ilgili bir konuyu yanıtlarken de Erçakıca, Talat’ın 5 yıldır görev süresince ülkedeki sorunlarla yakından ilgilendiğini ancak bu ilgisini hükümet başkanlarıyla ve ilgili bakanlarla görüşerek ortaya koyduğunu anlattı.

Erçakıca, 18 Nisan’dan sonraki ikinci dönemde Cumhurbaşkanının Kıbrıs Türk halkının sorunları konusunda daha aktif ilgilenme kararlılığında olduğunu da belirtti.

Papadopulos’un kayıp kemiklerinin bulunmasıyla ilgili bir soruyla ilgili yorum yapmayacağını söyleyen Erçakıca, “Umarım failleri de bulunur. Yani Kıbrıs Türklerine kadar bağlanmıştır bu çalıntı olayı. Filimin sonunu hep beraber göreceğiz” dedi.

Son Güncelleme: Salı, 09 Mart 2010 16:36 <.... Hits : 75 ....>